KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/7569 E., 2020/2879 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hükümler
- Mahkumiyet
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık hakkında açılan kamu davalarının suç tarihlerinin 21.05.2013 ve 31.07.2013 olduğu, her iki suç nedeniyle sırasıyla 27.11.2013 ve 26.11.2013 tarihlerinde ayrı ayrı iddianame ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında davaların 2013/1699 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve yerel mahkemece sanık hakkında her iki eylem için ayrı ayrı cezaya hükmedildiği anlaşılmakla;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtilen karar uyarınca, sanığın tek suç işleme kararı kapsamında kısa aralıkla iki kez 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinde düzenlenen suçu işlediği, hukuki kesintinin iddianame düzenlenmesiyle gerçekleşecek olduğu, iddianame tarihleri itibarı ile hukuki kesintinin gerçekleşmediği, aynı suç işleme kararıyla hukuki kesinti gerçekleşmeden yeniden suç işleyen sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gereği gözetilmeden her bir eylemi ayrı suç kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-Suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin tereddüt olmadığının anlaşılması karşısında; suçun sübutu ve nitelendirilmesi açısından etkisi olmadığı halde bilirkişi tayin edilerek, sanığa sebep olmadığı keşif ve bilirkişi ücretinin yükletilmesi,
3-Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmolunması,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/7569, K. 2020/2879, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama