KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/757 E., 2021/1801 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Marka Hakkına Tecavüz
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Türk Patent ve Marka Kurumundan suça konu ürünler üzerinde kullanılan markanın Resmi Marka Gazetesinde yayınlanma tarihi ile suç tarihinde geçerli bulunup bulunmadığının tespiti açısından marka tescil belgesinin emtia listesi ile birlikte onaylı ve renkli örnekleri getirtilmeden eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
Kabule göre de;
1)Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına engel olduğu kabul edilen Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/37 Esas, 2008/299 sayılı kararının marka hakkına tecavüz suçuna ilişkin olup suç tarihinin 15/08/2007 olduğu anlaşılmakla;
5252 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 5. maddesi gereğince "bu kanunun genel hükümlerinin özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanacağı" ve aynı Kanun'un 2. maddesinde "kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği ve güvenlik tedbiri uygulanamayacağı" öngörülmüş olup, sanığın eylemine ait suç tanımları 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede gösterildiği ve Anayasa Mahkemesinin 03.01.2008 gün 2005/15-2008/2 sayılı iptal kararı gerekçesinde kanunsuz suç ve ceza konulamayacağı,
kanun hükmünde kararname ile suç ve ceza getirilemeyeceğinin yer alması nedeniyle sanığın adli sicil kaydında yer alan ilama konu eylemin suç tarihi itibariyle suç olmaktan çıkmış olması karşısında; adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, yerinde görülmeyen gerekçe ile CMK’nin 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2)Uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihte uzlaşma hükümlerinin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, kollukta düzenlenen matbu form üzerinde sanık uzlaşmayı kabul etmediğine dair seçeneği imzalamışsa da, bir hakkın doğmadan önce kullanılması söz konusu olamayacağından, uzlaşma teklifinin hukuken geçerli olmadığı anlaşılmakla,
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi,
uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253 ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/757, K. 2021/1801, 18 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama