KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2019/833 E., 2019/6761 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2019
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5188 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Anayasanın 141, CMK’nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir.
Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak,
hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulduğu gibi, sanık hakkında 5188 sayılı Kanun'un 19/1-c maddesinin üç defa uygulanmasının talep edilmesine karşın, bu konuda karar yerinde herhangi bir gerekçe gösterilip değerlendirme yapılmadan atılı suçtan sanığın bir defa mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
1-08.02.2008 tarih, 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’un 546. maddesi ile değişik 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 19/1-c maddesinde atılı eylemin müeyyidesi 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını, değişiklik öncesi 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un 19/1-c maddesinde ise çalıştırılan her kişi için üçmilyar lira adli para cezasını içermekte olduğu;
hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesinin tercih edilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5728 sayılı Kanun'un 546. maddesi ile değişik 5188 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek.
5237 sayılı TCK'nun 7/2. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile suç tarihinden sonra 5728 sayılı Kanun'un 546. maddesi ile değişik 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un ilgili bütün hükümleri ayrı ayrı olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle denetime olanak sağlayacak biçimde lehe olan yasa hükmünün belirlenmesi gerekliliği,
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nun 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''12.12.2007'' yerine ''2007'' olarak gösterilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/833, K. 2019/6761, 4 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama