KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/10028 E., 2007/3198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. ... ile davalı vek.Av. ... ve Av. ... 'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı ..., davalı ... ve dava dışı ... arasındaki uyuşmazlıkla ilgili 10.9.2001 tarihinde hakemin karar verdiği ve ... ve ...'un imzalarının bulunduğu borcun ödenme şekli ile ilgili tarihsiz protokol imzalandığı konularında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davalı ... tarihsiz protokole dayanarak 694.898 Dolar asıl alacak 65.102.Dolar faiz toplam 760.000 Doların tahsili için davacı ... hakkında icra takibi yapmıştır.
Davacı vekili, davalıya olan borçlarını fazlası ile ödediğini borcun bulunmadığını protokol ile borçun müştereken ödeneceğinin kararlaştırıldığını davalının tüm alacağı müvekkilinden tahsil etme çabası içinde olduğunu belirterek borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacak miktarının hakem kararı ile belli olduğunu protokolün sorumluluk paylaşımı ile ilgili olduğunu protokolde orteks'in imzasının bulunmadığını imzası olmayan birine sorumluluk yüklenemeyeceğini protokol ile üstlenilen 1.389.796 Dolar borcun nasıl ödendiğinin ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece protokolde müşterek sorumluluktan söz edildiği, müteselsil sorumluluğun söz konusu olmadığı, 1.389.796 Dolar borçun üçe bölünmesi gerektiği, ödeme iddiasını, kanıtlayamayan davacının 463.265 Dolarlık kısımdan sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının 231.633 Dolar asıl alacak ve 65.102. Dolar işlemiş faiz olmak üzere 296.735. Dolar yönünden davalıya borçlu olmadığının tesbitine, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının ödeme iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyizine gelince; Davanın dayanağı tarihsiz protokolde, "... ve ... müştereken ...'a olan 31.8.2001 itibari ile 2.567.581 ABD Dolarının, 1.389.796 Dolarının müştereken orteks, ..., ... ve bakiye 1.177.785 Dolarının ... tarafından ödeneceği kabul edilmiştir." denilmektedir.
TTK'nun 7. maddesi "İki veya daha fazla kimse, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari mahiyeti haiz bir iş dolayısı ile diğer bir kimseye karşı müştereken borç altına girerlerse, mukavelede aksi kararlaştırılmış olmadıkça müteselsilen mesul sayılırlar" hükmünü amirdir.
Mahkemece, işin ticari nitelikte olduğu kabul edilerek işbölümü itirazı reddedilmiştir. Bu durumda mahkemece dava konusu protokolde yer alan "müştereken borçlanmanın" TTK.. 7.maddesinde düzenlenenen "Teselsül Karinesi" uyarınca müteselsil sorumluluğu gerektirdiği, mukavelede aksinin de kararlaştırılmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/10028, K. 2007/3198, 30 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama