KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/1646 E., 2006/2147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı .....ile müvekkili arasında yapılan tarımsal kredi genel sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.12.2005 tarihli duruşmada borcun ödenmesi nedeniyle davadan feragat ettiklerini belirtmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava dışı ve asıl borçlu olan ....'in borcunu dava görülmekteyken ödediği, bu nedenle davacının davasından feragat ettiği, davalının ise dava açılmasına sebebiyet verdiğinden, yargılama giderleri ve vekalet ücretini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın feragat sonucu reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili davaya konu edilen borcun yargılama sırasında asıl borçlu tarafından ödendiğinden, davalının da kefaletinin sona erdiğini, ancak davalı dava açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir. Hernekadar davacı vekilinin beyanında feragat sözcüğüne yer verilmiş ise de, bu beyan haktan feragat anlamında yorumlanamaz. O halde mahkemece davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle hüküm kurulması gerekirken, feragat nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonucu itibarıyla doğru olan hükmün HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/1646, K. 2006/2147, 3 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama