KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/2825 E., 2006/9672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı kooperatif üyelerinin davalı banka ile akdettikleri kredi sözleşmelerine istinaden kullandıkları kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle aleyhlerine takipler başlatıldığını, takip kapsamında müvekkili kooperatife de birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri tebliğ edilmiş ise de, ilk ihbarnameye yönelik tebligat usulsüz olduğundan haberdar olunmadığını, davacı kooperatifin üyelerine borcu bulunmadığını ve müvekkilinin bankadaki hesaplarına haciz uygulandığını belirterek müvekkili kooperatifin davalı yana borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edildiğini ve davanın da süresinde açılmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuş, %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece süresinde açılmayan davanın reddine, takibe konu asıl alacak tutarının %40'ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf 1.haciz ihbarnamesinin kendilerine tebliğ edilmediğini, ... isimli şahsa yapılan tebligatın ise geçersiz olduğunu ileri sürmüştür. 1.Haciz ihbarnamesini alan ...'ın davacı kooperatif üyesi olduğu ancak davalı bankaca bu kişi aleyhine diğer kooperatif üyeleriyle birlikte icra takibine girişilmiş olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmıştır. Bu durumda tebligatı alan kişiyle davacı kooperatif arasında menfaaat çatışması bulunduğundan 7201 sayılı Tebligat Kanununun 39.maddesi uyarınca davacı kooperatif namına adı geçen kişiye tebligat yapılamaz.
Mahkemece bu yön üzerinde durulup tartışılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/2825, K. 2006/9672, 13 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama