KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/5026 E., 2006/12200 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacılar vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av. ... gelmiş, davalı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, davalı bankanın müvekkilleri aleyhine 1999/30753 esas sayılı icra takibi başlattığını, icra takibinin dayanağı olan kefalet sözleşmelerindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, dava dışı Akel Ltd.Şti'ne davacıların da kefaleten imzaladıkları kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek icra takibine başlandığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların imza inkarı üzerine alınan bilirkişi raporuna göre 13.1.1997 ve 23.9.1997 tarihli sözleşmelerdeki imzanın davacı İlhan Alış'a , 23.9.1997 tarihli sözleşmedeki imzanın davacı ...'a ait olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacılar icra takibinin dayanağını teşkil eden 13.1.1997, 21.2.1997, 23.9.1997 tarihli genel kredi sözleşmelerinde adlarına atfen atılı imzaların kendilerine ait olmadığını iddia etmişler, davalı ise anılan sözleşmelerdeki imzaların davacılara ait olduğunu savunmuştur.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporuna davacılar ve davalılar birlikte itiraz ederek tüm imzaların Adli Tıp Kurumunca yeniden incelenmesini talep etmişlerdir.
Bu durumda mahkemece tarafların bilirkişi kurulu raporuna yaptıkları itirazlar dikkate alınarak Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak hasıl olacak uygun sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/5026, K. 2006/12200, 18 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama