KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/5082 E., 2006/11624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin satıştan kaynaklanan alacağı bulunduğunu, davalının verdiği çek karşılıksız çıktığı için icra takibine girişildiğini, icra mahkemesince altı aylık süre içinde zamanaşımını kesen hiçbir işlemin yapılmadığı gerekçesi ile takibin geri bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın yerinde olmadığını ileri sürmüş ve davalının icra takibine ve dayanağı çeke yapmış olduğu zamanaşımı itirazının reddine, takibin ve takip konusu çekin zamanaşımına uğramamış olduğunun tespitine, takibin devamına, bu talep kabul edilmediği takdirde bakiye 7.000.000.000.-TL.nin 05.12.2000 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın zamanaşımına uğramış olan çekten dolayı davacının faiz isteyip isteyemeyeceği konusunda toplandığı, bu dava açılmadan önce (14.09.2001 tarihinde) çek bedelinin davalı tarafından ödendiği konusunun tartışmazsız olduğu, 11.01.2001 tarihinde girişilen icra takibinin geri bırakılmasına karar verildiği için takiple de temerrüdün gerçekleşmediği, bir başka ifade ile, davalı tarafın temerrüde düşmeden borcunu ödediği, hal böyle olunca davacı tarafın alacağının geç ödendiği gerekçesi ile davalıdan faiz talep edemeyeceği, tüm bu nedenlerle davacının çekin keşide tarihi ile paranın ödendiği tarih arasında istemiş olduğu faiz talebinin yerinde olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu çekin zamanaşımına uğradığı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Somut olayda, temerrüt tarihinin saptanması önem taşımaktadır. Çekin zamanaşımına uğradığı belirlendiğine göre keşide tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilemeyeceğine ilişkin yerel mahkeme gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak alacaklı tarafından borçlu aleyhine bu çeke dayalı olarak icra takibine girişilmiştir. Bu takip üzerine 14.09.2001 tarihinde ödeme yapıldığı sabittir. Ödemenin yapıldığı tarihte takibin geri bırakılması konusunda İcra Hakimliği’nde açılmış bir dava bulunmadığına göre ödeme tarihinde takibin ayakta olduğu açıktır. Hal böyle olunca, borçlunun takip tarihinde temerrüde düştüğü gözetilerek faizin başlangıcı yönünden bir hüküm kurulması gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/5082, K. 2006/11624, 5 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama