KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/5886 E., 2006/11679 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 24.03.2006
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 25.000.000.000 TL bedelli senedi takibe koyduğunu, söz konusu senedin müvekkiline hile ile imzalattırıldığını belirterek müvekkilinin senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan 25.000.000.000 TL' ye portakal bahçesi satın almak amacıyla bu tutarı ödediğini, tapuya gidildiğinde taşınmazın davacıya ait olmadığını, davacının sadece hisse sahibi olduğunu, bunun üzerine davacının söz konusu senedi imzalayarak müvekkiline verdiğini, ödenmeyince senedin takibe konulduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre davanın kabulüne, takibe konu 25.000.000.000 TL' lik senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK. 290. maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Her ne kadar aynı yasanın 293/5 maddesinde hile vukuunda tanık dinlenebileceği öngörülmüş ise de somut olayda ileri sürülen vakıalar hile niteliğinde değildir. Bu nedenle olayımızda tanık dinlenmesi usule uygun bulunmamaktadır. Kaldı ki, dinlenen tanıkların da görgüye dayalı bilgileri yoktur. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin olayların ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/5886, K. 2006/11679, 7 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama