KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/6631 E., 2007/468 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine icra takibine konulan 4 adet toplam 12.000.000.000.TL bedelli bonoların teminat senedi olup, taraflar arasında mal alış-verişi yapılmadığından bedellerinin bulunmadığını belirterek, senetler nedeniyle borçlu olmadıklarının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, takibe konan senetlerin teminat senedi olmadığını mücerret borç ikrarını içeren kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiasının ve teminat amacıyla verildiğinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, ihdas nedeni “nakden" yazılı olan senetlerin teminat senedi olduklarının HUMK.’nun 288-290 maddeleri gereğince yazılı delille ispatlanamadığı, davacı tarafça teklif olunan yeminli davalı şirket temsilcisince yerine getirildiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine, asıl alacağa takipten itibaren %70 ve değişen oranlarda reeskont faiz yürütülmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı, davalı şirkete borçlu bulunmadığını usulüne uygun delillerle kanıtlayamamış bulunduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davanın reddi nedeniyle davalı vekili yararına takibe konu bono bedeli 12.000.000.000.TL. üzerinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince vekalet ücretine hükmolunması gerekirken fazla vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiştir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, yerel mahkeme hükmünün HUMK.’nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/6631, K. 2007/468, 26 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama