KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/9020 E., 2007/1743 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin gayrımenkul alım-satım hizmeti veren ... İnşaat.
Ltd.Şti.nin yetkilisi olduğunu, adı geçen şirketin müşteri temsilcisi olan dava dışı Nurettin Aksoy’un davalıyı dolandırarak 12.000.000.000.-TL.nı aldığını, müvekkilinin şirket itibarını korumak ve davalının zararını karşılamak amacıyla kendisinin imzasını taşıyan birer milyar bedelli on iki senet verdiğini, 2.000.000.000.-TL. ödeme yapıldığını, tarafların daha sonra tekrar bir araya gelerek protokol düzenlediklerini, davalıya peşin olarak 12.000.000.000.-TL. ödendiğini, protokolde müvekkilinin ibrasının kararlaştırıldığını, ancak davalının senetleri iade etmeyerek dört tanesini takibe koyduğunu,
oysa ki peşin ödeme nedeniyle borcun sona erdiğini belirterek, takibe konu senetlerden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların dava dayanağı protokolü düzenleyerek 14.05.2003 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na verdiklerini, müvekkilinin bunun karşılığında oniki adet senet aldığını, bunlardan üç tanesinin ödendiğini, diğerlerinin ödenmediğini, taraflar arasında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, protokolde dava konusu bonolardan bahsedilmediği, seneler iade alınmadan ödeme yapılmasının olağan bir davranış olmadığı, bonolarda nakden kaydı bulunduğu, protokoldeki ödemenin senetlerin teslimi olarak anlaşılması gerektiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen tarihsiz protokolün 4. maddesinde 12.000.000.000.-TL. alındığı, iş bu sözleşmelerden dolayı tarafların karşılıklı olarak birbirlerini ibra ettikleri belirtilmiştir. Protokol altındaki imzalar taraflarca inkar edilmediği gibi, davalı da yanlar arasında başka bir ilişki bulunmadığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece anılan protokol hükmü irdelenerek, tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazlı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/9020, K. 2007/1743, 26 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama