KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/10859 E., 2008/5476 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ... arasında kamyon Alım Satım Sözleşmesi yapıldığını, davalının ...’e kefil olduğunu, müvekkilinin ...’e 16.000.000.000.-TL. ödeyip teminat olarak çek aldığını, dava dışı kişinin aracı teslim etmediği gibi parayı da iade etmediğini, kefil olan davalıdan alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, dava dışı ...’ün Araç Alım Satım Sözleşmesi’ni şahit olarak imzalamasını istemesi üzerine sözleşmeyi imzaladığını, taraflar arasındaki ticari ilişkiyle ilgisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının sunduğu 29.08.2001 tarihli makbuz ve ibraname başlıklı belgenin ceza mahkemesindeki yargılamaya konu edilen taşınmaz satış vaadi uyuşmazlığı ile ilgili olduğu, bu nedenle değerlendirilmediği, davalının kefil olması nedeniyle hakkında icra takibi yapılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, borca itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmitir.
Davalının, davacı ... ile dava dışı ... arasında imzalanan Harici Motorlu Araç Satış Sözleşmesi altında kefil olarak isim ve imzasının bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların her türlü satış ve devirlerinin noterde yapılması zorunludur. Noterde yapılmayan satış ve devirler geçersizdir. Kefalet fer’i niteliği itibariyle geçerli bir asıl borca ihtiyaç duyar. Somut olayda asıl borcun dayanağı olan sözleşme geçersiz olduğuna göre kefalet de geçersizdir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/10859, K. 2008/5476, 20 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama