KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/11026 E., 2008/4780 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile davalı ... ... ve diğer davalı ...Av. ...' ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların ve davalı ...ın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ... Ltd.Şti.’nin borçlarının teminatı olarak diğer davalının banka lehine ipotek tesis ettiğini, davalı ... Ltd.Şti. tarafından keşide edilerek bankaya ciro yolu ile devir edilmiş bulunan bir kısım çeklerin karşılıksız çıkacağını, alacağın tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, ipoteğin davalı şirketin kredi borcu için tesis olunduğunu, kredi borcu bulunmadığı için de paraya çevrilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davalı ... Ltd.Şti.’nin davacı bankaya kredi ilişkisinden doğan bir borcu bulunmadığı için kredi borcunun teminatı olan ipoteklerin paraya çevrilmesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
05.02.2004 tarihinde resmi senetle tesis olunan ipotek akit tablosunun ikinci sahifesinin birinci maddesinde "….adı geçenin keşideci, ciranta ve kefil sıfatıyla imzalarının olduğu ve imzalayacağı kambiyo senetlerinden" dolayı doğan borcun da ipoteğin teminatı altında olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu durumda mahkemece davacı bankanın teminattan talep edebileceği alacak miktarının tespiti ile uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/11026, K. 2008/4780, 5 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama