KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/11465 E., 2008/6204 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava davacı yanca tek yanlı olarak belirlenen dökme rakı ve saf alkol fiyat farkının, 14.01.2004 ve 12.02.2004 tarihli faturalara konu edilen mallara uygulanması sonucunda ortaya çıkan 51.756,38 YTL.lik bedel farkının tahsili istemine ilişkindir.
Davalı yan cevabında Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tasarrufu ile hisselerinin bir başka şirkete satıldığını, dava konusu alacağın davacı yanca tek taraflı olarak belirlenen satış tutarları üzerine düzenlendiğini ve artışın % 26,8 oranını bulduğunu, gönderilen faturaya itiraz edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca dökme rakı ve saf alkol fiyatının davacı yanca tek taraflı olarak belirlendiği, bunda yasaya ve sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Satım sözleşmesinde semen (satış bedeli) kural olarak taraflarca kararlaştırılırsa da, bunun tayinin taraflardan birine veya bir üçüncü kişiye bırakılması da mümkündür; ne var ki bu belirleme Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil edecek şekilde yapılamaz. Somut olayda satım konusu malların satış tutarı yılda iki kez olmak üzere davacı tarafından yapılmaktadır.
İhtilafa konu iki faturanın içeriğini oluşturan malların satış bedeli de davacı tarafından belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece bu belirlemenin ekonomik şartlara, maliyet ve kar durumlarına ve özellikle hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamına uygun olup olmadığı konusunda inceleme yapılmak gerekirken; esasen bu hususu açıkça ifade etmiş olan bilirkişi raporundaki eksiklik giderilmeden hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/11465, K. 2008/6204, 5 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama