KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/11895 E., 2008/6535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili ile ... Müh. Ltd. Şti. aleyhine bonoyu dayanak yaparak icra takibine giriştiğini, oysa bonoda ödeyecek kısmında borçlu şirkete ait iki kaşe ile bu kaşelerin altında da şirket nam ve hesabına ilişkin yetkiye istinaden atılmış imza bulunduğunu, davacının şahsı adına atılmış olan, onu ödeyecek konuma sokan bir imza bulunmadığını belirterek borçlu olunmadığının tespitine, davacı aleyhine girişilen icra takibinin iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu senedi davacının hem şirket yetkilisi sıfatıyla hem de şahsen imzaladığını, şirket kaşesi dışına atılan imzadan davacının şahsi sorumluluğu bulunduğunu bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, senet metninin keşide kısmında iki adet şirket kaşesi, biri kaşe üzerinde, diğeri kaşe dışında iki adet imza bulunduğu, bu imzaların ...’ye ait olduğu ve ...’nin şirketi temsile yetkili olduğu yönlerinde uyuşmazlık bulunmadığı, ancak senedin keşide yerinde davacının isminin bulunmadığı, davacıya ait imzanın şirketi temsilen atıldığı, senetten dolayı şirketin sorumlu olduğu, davacının şahsi sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine konu senetten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, bu yönden icra takibinin iptaline, şartları oluşmadığından tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/11895, K. 2008/6535, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama