KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/1633 E., 2007/3910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, icra takibine konulan 15.12.2003 tarihli 22.500.000.000.TL bedelli bonodaki imzaların davacıya ait olmadığı ve borç bulunmadığı gerekçesiyle borçlu olunmadığının tespiti ile takip ve bononun iptali ve %40 tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ..., duruşmada davayı kabul etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3.kişi olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Uzmanından alınan rapora göre, davanın kabulüne, takibe konu 15.12.2003 tarihli 22.500.000.000.TL'lik bono nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine ve bononun iptaline, takibin iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca menfi tesbit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde tazminata hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin, haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanması ve bu yönde talep bulunması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı ...'in dava konusu senedi lehdarın cirosu ile elde etmiş olmasına ve senetteki keşideci imzasının sahte olduğunu bilebilecek durumda olduğunun kanıtlanamamasına göre, anılan davalının tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/1633, K. 2007/3910, 16 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama