İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /19. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 19. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/1701 K.2007/3970

Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı vekilince temyiz…

Esas2007/1701Karar2007/3970Tarih19 Nisan 2007Okuma3 dk · 678 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/1701 E., 2007/3970 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Nisan 2007
Mahkemesi
Ankara 12.İcra Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

678 kelime·3 dk okuma·2 bölüm

Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

- KARAR -

Dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dışı borçluya ait aracın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya yerleştirilen davalının haczinin 21.06.2004 ve 08.10.2004 tarihlerinde konulduğunu, daha sonra borçlunun itirazı üzerine İcra Mahkemesi'nce ödeme emri tebliğ tarihinin 11.10.2004 olarak belirlendiğini ve bu itibarla sıra cetveline alınan davalı hacizlerinin hüküm ifade etmediğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İcra Mahkemesi'nce davacı vekiline yapılan sıra cetveli tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17 nci maddesine uygun olmadığı ve davalı hacizlerinin, ödeme emrinin iptali üzerine ortadan kalktığı gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle sıra cetvelinin, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17 ve 20, Tüzüğün 23 ve 26 ncı maddelerine aykırı biçimde muhatabın tebligat sırasında ne sebeple adresten ayrıldığı saptanmaksızın tebliğinin geçersiz olması karşısında, İcra ve İflas Kanunu'nun 142 nci maddesinde öngörülen itiraz süresinin başlangıcının tesbitinde, davacı yanca beyan edilen tebellüğ tarihinin (Teb.K.m.32) esas alınmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamasına göre,

davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.04.2007 günü oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Dava sıra cetveline itiraz davasıdır. İİK’ nun 142 nci maddesi hükmü gereğince bu davanın sıra cetvelinin tebliğinden itibaren yedi ... içinde açılması gerekir. Bu yedi günlük süre içerisinde dava açılmaz ise sıra cetveli kesinleşir.

Somut olayda, Ankara 30. İcra Müdürlüğünce düzenlenen derece kararı davacı vekili adına ve adresine gönderilmiş 28.04.2006 tarihinde sekreter ... imzasıyla tebliğ edilmiştir.

Davacı vekili bu tebliğ tarihinden yaklaşık dört ay, (yasa ile öngörülmüş olan 7 günlük süre çok çok geçtikten) sonra 1.9.2006 tarihinde dava açarak derece kararının büroda olmadıkları sırada, o sırada büroda bulunan ...’e tebliğ edilmiş olduğu, ...’in büroda çalışmadığını bu nedenle yapılan tebligatın usulsüz olduğunu tebligattan Adli tatilde dosyaları düzenledikleri sırada 31.08.2006 tarihinde haberdar olduklarını bildirerek usulsüz tebligatın yapılmamış sayılmasına ve sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı tebligatın usulüne uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını bildirmiştir.

Mahkemece tebligatın, Tebligat Kanununun 17. maddesi uyarınca usulsüz olduğu gerekçesiyle tebliğin aynı yasanın 32. maddesi uyarınca 31.8.2006 tarihinde yapılmış olduğu kabul edilerek, davanın kabulüne derece kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.

Yerel mahkemenin tebligatın geçersiz olduğu yönündeki kabulüne ve bu yönde verilen kararın onanması yolundaki sayın çoğunluk görüşüne katılamıyoruz; çünkü;

Dosyada mevcut PTT Genel Müdürlüğü, Ankara Posta İşetme Merkezi Müdürlüğünün 29.9.2006 ... 034566 sayılı yazısından dava konusu sıra cetveli tebligatını 28.04.2006 tarihinde davacı vekilinin sekreteri olarak almış olan ...’in bu tebliğ tarihinden 5 ay sonra da aynı büroda davacı avukatının sekreteri olarak 26.9.2006 tarihinde Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin Ankara 50. Noterliğinin Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin tebligatlarını aldığı bildirilmiştir.

Yine dosyada bulunan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2006 tarihli, 2006/160414 soruşturma, 2006/102599 K. sayılı Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında Davacı avukatlarının bürodan ayrıldıklarında ...’in çok sayıda benzer biçimde tebliğ evrakını aldığı yazılıdır.

Açıklanan bu durumlar gözetildiğinde tebligatı alan ... davacı avukatlarının büro çalışanıdır. En kötü ihtimalle büro çalışanı olarak kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle ona yapılan tebligatta geçerlidir. Aksi halde ilk tebliğ tarihinden 4-5 ay sonra yine adli tebligatları alan bir kişinin davacı vekillerinin bürosunda tesadüfen bulunduğunun, bir başka deyişle büro çalışanı olmadığının kabulü olanaksızdır.

Bu kabul şekli kanunda öngörülen sürelerin hükümsüz kılınmasına, suistimal edilmesine yol açacaktır. Uygulamada vekille takip edilen tüm işlemler ve davalarla ilgili tebligatlar o vekilin sekreterlerine yapılmakta bu da mahkemelerce kabul edilmektedir.

Aksi halde kanuni süreyi geçiren her vekil tebligatı alan benim çalışanım, sekreterim değildi tebliğ evrakını yeni buldum gerekçeleri ile yasal sürelerinden sonra müracaat ederlerse bu başvuruların tamamının kabulü gerekecektir..

Bu nedenlerledir ki en azından mahkemece tebligatı alan ...’in davacı avukatlarının bürosunda devamlı çalışıp çalışmadığının araştırılması gerekirdi. Tebliğin usulsüz olduğunu kabul eden mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun onama yönündeki düşüncelerine katılamıyoruz 19.4.2007

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/1701, K. 2007/3970, 19 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
19. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/1701
Karar No
2007/3970
Tarih
19 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/1701 K.2007/4439
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/1702 K.2007/4442
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/1703 K.2007/5973
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/1704 K.2007/3255
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2007/1705 K.2007/1479
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/1705 K.2007/3260

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.