KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/4737 E., 2007/10344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2007
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... A.Ş.... vek.Av.... ile davalılar 1-... Televizyon ... Film.San.Tic.A.Ş.vek.Av.... ... 2-Avrupa ve ... Holding A.Ş.vek.Av....3-... vek.Av.... arasında görülen dava hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 07.06.2004 gün ve 1817-833 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin 20.10.2006 gün ve 3858-10012 sayılı ilamına karşı davacı vekili ile davalılardan ... Tic.A.Ş.vekili ile ... vekili tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Mahkemece, asıl ve birleşen dava yönünden itirazların kısmen iptaline dair verilen karar davacı ve davalılardan ... Televizyon … A.Ş.vekillerinin temyizleri üzerine Dairemizin 20.10.2006 günlü kararı ile bozulması üzerine davacı, davalılardan ... Televizyon … A.Ş. ve ... vekillerinin karar düzeltme istemleri ile yeniden yapılan inceleme sonucu;
1-Davalılardan ... vekilinin karar düzeltme istemi, mahkemenin 20.03.2007 tarihli kararı ile karar düzeltme istemi süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Ne var ki, karar düzeltme dilekçesinin süresinde verilip verilmediğinin, karar düzeltme yolunun açık olup olmadığının incelemesi görevi yerel mahkemeye değil, Yargıtay’ın ilgili dairesine aittir. HUMK.nun 432/4. maddesinde öngörülen işlemin yerel mahkemece kıyasen karar düzeltme isteğine de uygulanması mümkün değildir.
Bu nedenle mahkemenin 20.03.2007 günlü karar düzeltme isteminin süre yönünden reddine ilişkin karanının kaldırılması gerekmiştir.
Davalı ... vekili 16.01.2007 tarihli dilekçesine eklemiş olduğu 22.11.2006 günlü dilekçe ile asıl ve birleştirilen davayı kabul ettiklerini bildirmiştir.
Bu durumda anılan davalı hakkında bu kabul beyanı gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Yargıtay bozma ilamından sonra dosyaya ibraz edilen davacı ve davalılardan ... Televizyon … A.Ş. vekillerinin müşterek imzalı dilekçeleri ile davalı şirketin icra takibindeki itirazlarından vazgeçtikleri, bu tarafların karşılıklı olarak yargılama gideri, masraf ve vekalet ücreti talep etmedikleri, temyiz hakkından da feragat ettikleri, davacı yanın icra inkar tazminatı talep etmediği bildirilmiştir.
Açıklanan bu yönler gözetildiğinde yerel mahkeme hükmünün bu nedenlerle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/4737, K. 2007/10344, 20 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama