KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/10505 E., 2009/6641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 20.05.2008
- No
- 31-29
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı , davalıdan 280.00 YTL’ye cep telefonu alıp karşılığında davalıya açığa imzalı senet verdiğini, davalıya borcunu ödediği halde davalının senedi iade etmeyip senede 14.07.2005 tanzim tarihli ve 50.000.00 YTL bedel yazarak icra takibi yaptığını ileri sürerek, senetten dolayı davalıya borçlu olmadığına, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, senede dayalı olarak düzenlenen ödeme emrinin Hozat İcra Hukuk Hakimliğince iptal edildiğini, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece açığa senet düzenlenmesinin mümkün olduğu, davacının senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu, yolundaki iddiasını yazılı delille ispatlayamadığı, ancak davalının hazırlık soruşturması sırasında davacıya 15.000.00 YTL borç verdiği ve davaya konu senede 50.000.00.YTL alacaklı olduğunu yazarak icra takibine giriştiği yönünde ikrarda bulunduğu, davalı tarafın bu beyana yargılama sirasında atıfta bulunmasıyla hazırlık soruşturması sırasındaki ikrarın mahkeme içi ikrar niteliğini kazandığı,
böylece davacının davalıya senetten dolayı 35.000.00 YTL borçlu olmadığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 50.000.00 YTL bedelli senetten dolayı davacının davalıya 15.000.00 YTL borçlu olduğunun tespitine, dava tarihi itibariyle geçerli bir icra takibi bulunmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/10505, K. 2009/6641, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama