KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/10607 E., 2009/5670 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ile dava dışı ... ... arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde kefil sıfatıyla müvekkiline atfen atılan imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kredi sözleşmesini kredi asıl borçlusu ile birlikte gelerek imzalandığını, iddiaların asılsız olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda; kredi kartı başvuru formu ve sözleşmesindeki davacıya atfen atılmış bulunan imzanın davacının ... ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık banka kredi kartı sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 4822 sayılı yasayla değişik 3-e maddesi hükmüne göre davacının tüketici olarak kabulü gerekir.
Öte yandan dava konusu kredinin 4077 sayılı Yasanın 10.maddesinde düzenlenen tüketici kredisi niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Aynı yasanın 23.maddesinde ise “bu kanunun uygulanması ile çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemesinde bakılacağı” hükme bağlanmıştır.
Görev kuralı kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/10607, K. 2009/5670, 15 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama