KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/11208 E., 2009/1316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde davalının garantör olarak imzasının bulunduğu, müvekkilinin alacağını tahsil için giriştiği takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptali ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğunu, ayrıca sözleşmede davacı banka yetkililerinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, buna bağlı olarak da kefaletin geçersiz olduğunu öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan 26.10.2001 tarihli kredi kartı sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu, ancak davalının kefil olarak sorumlu olduğu miktarın belirlenemediği bu durumda B.K.’nun 484. madde hükmü karşısında, davalının kefaletinin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan ve aslı dosya içinde mevcut olan 26.10.2001 tarihli “... kredi kartı müracaat formu ve sözleşmesi’nde kredi limiti 4.500.000.000 TL olarak belirlenmiş, ayrıca garanti şartı bölümünde de aynı miktarın yazılı olduğu gözlemlenmiştir. Hal böyle olunca 12.04.1944 tarih 14/13 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gözetildiğinde kefaletin geçerli olduğunun kabulü gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/11208, K. 2009/1316, 19 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama