KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12019 E., 2009/909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
249 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen bayilik sözleşmesi ve davalının verdiği taahhüt gereği davalının alması gereken yıllık 1500 ton akaryakıtın alınmadığını iddia ederek fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000 TL kar mahrumiyeti alacaklarının 28/06/1995 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre 1997- 2003 dönemlerinde davalının hiçbir yıl yüklendiği 1500 ton akaryakıtı satmadığı, davacının satışını yapamadığı miktara ilişkin kar yoksunluğunun 187.007.245.131 TL olduğu davadan önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı bayi, imzaladığı tarihsiz taahhütname ile sözleşme tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde 1500 ton akaryakıt satmayı, sözleşme süresi içerisinde üst üste 2 (iki) yıl taahhüt ettiği miktarlarda ürün satamadığı takdirde bayilik sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilebileceğini kabul ve taahhüt etmiştir.
Dava, taahhüt edilen miktarda ürün satılmaması nedeniyle kar mahrumiyeti talebine ilişkin olup, sözleşmenin feshi istemi bulunmamaktadır.
Taraflar arasında akdedilen 28/06/1995 tarihli bayilik sözleşmesinde kar mahrumiyetine ilişkin bir hüküm kararlaştırılmamıştır.
Hal böyleyken mahkemece yazılı gerekçe ile davalının kar mahrumiyeti ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/12019, K. 2009/909, 10 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama