KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12157 E., 2009/8242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin aleyhine girişilen icra takibinin dayanağı olan senede konu temel borç ilişkisinin hiç doğmadığını müvekkilinin oğlu ... ’in tefeci olan davalı ...’e borçlandığını, bu davalının müvekkiline hile baskı ve zorlamalarla takip konusu senedi boş bir halde iken imzalattırdığını, daha sonra senede lehdar ismi olarak davalı ... ’nin isminin yazıldığını, müvekkilinin oğlunun davalı ...’e 60 milyar borcunun bulunduğunu, takibe konu senedin geçersiz olduğunu ileri sürerek icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... , alacağının imzası ikrar edilmiş bonoya dayandığını, davacının iddiasına konu iradeyi fesada uğratan ihalenin bir yıl içinde ileri sürülmesinin gerektiğini bu davanın çok sonra açıldığını, davanın yersiz olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde hile, ikrah, tehdit nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemiyle ancak sözleşmenin düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde davanın açılabileceğini, söz konusu bu davanın bu süre geçtikten sonra açıldığı kaldı ki dinlenen davacı tanıklarının da bu konuda bilgilerinin bulunmadığı, davacı tarafın dosyaya yazılı bir belge ibraz etmediği gibi yemin teklif hakkını da kullanmadığı, tefecilik suçu ile ilgili ceza dosyasının sonucunun beklenmesine gerek olmadığı çünkü davalılar tefecilikten mahkumiyet alsalar bile bunun senedin hükmünü ortadan kaldırmayacağı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/12157, K. 2009/8242, 15 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama