KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/1441 E., 2008/9727 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalıdan tuz satın alıp, karşılığında muhtelif tarih ve meblağlı, 5 adet senet verdiklerini, müvekkillerinin bonoların bedellerine mahsup edilmek üzere ... havalesiyle 9.607.00 YTL ödedikleri halde bu ödemeler dikkate alınmaksızın bonoların icra takibine konulduğunu iddia ederek ödenen miktar oranında borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevabında, taraflar arasında uzun yıllardır devam eden ticari ilişki olup davacıların göndermiş olduğu paraların önceki yıllarda alınan tuz bedelleri ile ilgili bulunduğunu, borçluların ödemeleri düşüldükten sonra bakiye alacak için takip yapıldığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre senet vadelerinden sonra yapılan 4.000.00 YTL’ lik ödemenin davaya konu senetlerin ödenmesine yönelik olarak yapıldığı, davalının takibinde kısmen haksız olmakla birlikte kötüniyetli sayılmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu bonoların bedeline mahsuben muhtelif tarih ve meblağlarda gönderdiği ... havaleleriyle kısmen ödendiğini iddia etmiş, davalı ise yapılan ödemelerin bonoyla ilgili olmadığını, daha önceki yıllarda alınan tuz bedellerine yönelik bulunduğunu savunmuştur. Havale tarihleri bonoların tanzim tarihlerinden sonra olduğuna göre, ödemelerin başka bir borca yönelik olduğunu davalının usulen kanıtlaması gerekir. Başka bir ifade ile somut olayda ispat yükü davalı taraftadır. Bu durumda mahkemece davalıya savunmasını ispat olanağı tanınarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/1441, K. 2008/9727, 17 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama