KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/2748 E., 2008/9877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av. ... ile davalı vek.Av. ...' in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin yeğeni olan ... ...' i bazı işlemler için ... 51.Noterliği’ nin 31.12.2002 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin ettiğini, ... ...’ in vekaleten kefalet sözleşmesi imzalama yetkisi bulunmadığını, ... ...’ in yetkisi olmadığı halde müvekkilini 8 adet sözleşmeye kefil yaptığını, kefaletlerin geçersiz olduğunu, bankanın rehinleri paraya çevirmeden takip yapamayacağını ... sürerek 2005/16049, 15193 sayılı takip dosyalarına konu borçtan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, asıl borçlunun rehin vermesinin müteselsil kefili, kefil hakkında takip yapılmasına engel olmadığını, vekile kredi sözleşmelerini imzalama yetkisi verildiğini, takibe itiraz etmeyen davacının 7 ... sonra dava açmasının iyiniyetli bir davranış olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre vekaletnamede vekile üçüncü şahıslara kullandırılacak kredilere kefalet yetkisi bulunmasa dahi MK’ nun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı uyarınca ihtara ve takibe karşı çıkamayan davacının vekilin işlemlerine icazet verdiği, bu nedenle davacının kefaleten sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/2748, K. 2008/9877, 23 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama