KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/3085 E., 2008/9947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Ürgüp Asliye (Ticaret) Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalıya mal teslim fişleriyle (fişlerde davalının aracını kullanan şoförü veya yanında çalışan daimi işçilerinin imzası ile) yakıt teslim edildiğini, mal bedellerine ilişkin olarak düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibinde 2.000.00 YTL’ nin ödendiğinin öğrenildiğini, bu tutarın mahsubu sonunda fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 9.941.60 YTL asıl alacağın takip tarihinden işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, icra takibine vaki itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %40’ ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, mal teslim fişleri, fatura, icra dosyası, benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 9.313.76 YTL yönünden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı şirket yetkilisi tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde hem alacağın faiziyle tahsilini hem de itirazın iptali ile tazminata karar verilmesini istemiştir. Oysa bu dava türlerinin açılış koşulları ve doğurdukları sonuçlar arasındaki farklar nedeniyle itirazın iptali ve inkar tazminatı talebi ile tahsil isteminin bir arada dava edilmesi mümkün değildir. O halde hem itirazın iptali ve inkar tazminatı hem de alacağın tahsili talebini içeren davalarda yargıç neye karar vereceğini saptayabilmek için, davacı vekilinden neyi tercih ettiğinin sorulup toplanan delillere göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, davacı vekilinden tercihi sorulmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/3085, K. 2008/9947, 23 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama