KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/3972 E., 2008/10975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 30/01/2008
- Nosu
- 2007/80-2008/18
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... ile vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunaların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan aldığı tekstil ürünlerinin bedelini çek veya nakit olarak ödediğini, davalıya borcu olmadığı gibi aksine 4.713.66 YTL fazla ödemesi olduğunu, buna rağmen davalının 21.05.2005 tarihli 20.000.00 YTL’lik çekin karşılıksız kalmasına rağmen iade etmediğini, çekle icra takibine geçtiğini belirterek anılan çekle borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çekle yapılan icra takibinin kesinleştiğini, haciz sonrası yapılan menkul satışından alacağın tam olarak tahsil edilemediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığını, teklif edilen yeminin de davalı tarafından eda edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava konusu çek bedelinin bankaya ödendiğini ileri sürerek hakkında karşılıksız çek düzenleme suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararının iadei muhakeme yolu ile ortadan kaldırılmasını istemiştir.
Bu durumda mahkemece davacının ödeme iddiasına ilişkin delillerinin toplanarak ya da anılan ceza dosyasının sonucu beklenerek tüm deliller birlikte değerlendirilip uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/3972, K. 2008/10975, 14 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama