KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/5097 E., 2009/1228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazı üzerinde davadışı şirketin kredi borcundan dolayı davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, borcun ödendiğini, ancak ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, müvekkilinin davalı bankanın temsilcisi ya da halefi olmadığını beyan ederek haklarındaki davanın husumetten reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili davadışı şirketin kredi borcunun tamamen ödenmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı TMSF yönünden açılan davanın davalı sıfatının bulunmaması nedeniyle, davalı ... yönünden ise benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı gerekçesiyle talebin kabulüne ve ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Temyiz eden davalı ... AŞ. 5411 sayılı Bankacılık Yasası’nın 140.maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu halde mahkemece anılan davalının harçla sorumlu tutulması doğru değilse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’ nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/5097, K. 2009/1228, 17 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama