KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/7919 E., 2009/4181 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde davalının kefil ve garanti veren sıfatı ile imzasının bulunduğu, müvekkili bankanın kredi kartı harcamaları nedeniyle alacaklı olduğu miktarın tahsili için dava dışı borçlu ile davalı kefil hakkında takibe geçtiğini ancak itiraz nedeniyle takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede kredi limitinin gösterildiği bölümlerin sonradan doldurulduğunu ve bu bölümler altında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, müvekkilinin kefil veya garantici olarak davacı bankaya borcu bulunmadığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde davalının kefil sıfatı ile imzasının bulunduğu ancak sözleşmenin limit bölümünün, sözleşmenin imza tarihinde değil, daha sonra doldurulduğunun Adli Tıp raporu ile anlaşıldığı, bu durumda imza tarihinde kefalet limiti bulunmayan sözleşmenin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile dava dışı borçlu arasında imzalanan kredi kartı üyelik sözleşmesinde kredi limiti 2.000.000.000.TL olarak belirlenmiştir. Davalının sözleşmede kefil sıfatı ile imzası bulunmaktadır. Bu nedenle davalının davacı bankaya karşı kefalet sorumluluğunun bulunduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece açıklanan husus düşünülmeden olaya uygun düşmeyen yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/7919, K. 2009/4181, 7 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama