KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/8171 E., 2009/4044 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, dava dışı ...’a kullandırılan kredinin teminatı olarak davalı yanca tesis edilen ipoteğin paraya çevrilmesi ve davalının kefaleti nedeniyle girişilen genel haciz yolu ile ilamsız takiplere vaki itirazların iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve bu sebeple faizden sorumlu tutulamayacağını, ayrıca kefalet sınırı kadar ödeme yapıldığını bildirerek davaların reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre davalının faiz borcunun 5.000,-TL.lik kısmına itiraz ettiği, kefil sıfatıyla sorumluluğunun kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçları ile sınırlı olduğu, 07.12.2005 günü temerrüde düşmesi ile temerrüt faizinin 613,88 TL olup, bunun da 484,60 TL.lik bölümünün ödendiği gerekçesiyle bakiye 129,28 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş; hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Somut olayda davacının kötüniyetle takip yaptığı ispatlanamadığından hakkında tazminata hükmedilmesi doğru değilse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/VII nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/8171, K. 2009/4044, 6 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama