KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/8489 E., 2008/10615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 12.02.2008
- Nosu
- 230-44
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmasız, davacı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av... ile davalı vek.Av....'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, fazlaya dair haklar saklı tutularak 23.1.1996 tarihli sözleşmeye aykırı davranılması sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Dairemizin 10.03.2006 gün, 2005/5391 Esas, 2006/2430 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda akdin ifası halinde davacının elde edeceği kâr hesaplanırken kullanılan krediler nedeniyle yapılan finansman masrafı hesaba katılmamıştır.
Oysa bir ticari işletmenin faaliyetini sürdürürken belli bir işletme sermayesi gereksinimi kuşkusuzdur.
Bu durumda mahkemece akdin ifa edilememesi nedeniyle davacının fazladan kullanmak zorunda kaldığını iddia ettiği krediden kaynaklanan faizler nedeniyle uğradığı zararın belirlenebilmesi için davacıya bu konudaki delillerini ibrazı olanağı tanınıp alınacak bilirkişi raporu ile davacının nakit akışındaki aksamadan dolayı fazla kredi kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kullandığı bu kredi nedeniyle ödediği faizden dolayı uğradığı zararın miktarı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile ve davacının kullandığı kredinin faizlerinin nedeni de açıklanmadan tamamının %50’si oranında davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/8489, K. 2008/10615, 5 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama