KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/9506 E., 2009/2919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı, davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, davalıya gönderilen 08.04.2004 ve 12.04.2004 tarihli havaleler karşılığında mal gönderilmediği paranın da iade edilmediği iddiası ile gönderilen havale bedellerinin tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı havale karşılığı benzinin teslim edildiğini belirterek faturalar ibraz etmiş ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalının fatura düzenlemesinin mal teslimi anlamına gelmediğini irsaliye ibraz edilmediğini ispat külfetinin davalıda olup davalının mal teslimini kanıtlayamamış alacağının da likit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.040.601.000.TL üzerinde itirazın iptaline takibin devamına davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Havale mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak yapılır. Öte yandan satım, devir borcunu yükleyen tam iki taraflı sözleşme olup, BK.nun 182/2.maddesine göre “ Hilafına adet veya mukavele mevcut değil ise bayi ile müşteri, borçları aynı zamanda ifa etmekle mükelleftirler” kural olarak satılanın teslimi ve mülkiyetin geçirilmesi borcuyla, satım parasının ödenmesi borcu karşılıklı ve aynı anda yerine getirilmelidir.
Somut olayda davalının düzenlediği faturalar davacı defterlerinde kayıtlı olduğu gibi davacının davalıya gönderdiği havalelerde fatura numaraları da belirtilerek fatura tutarları kadar ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat külfeti davalı da olup ispat külfetinin tayinin de yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hüküm davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/9506, K. 2009/2919, 9 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama