KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10203 E., 2009/12020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 06.05.2008
- No
- 554-107
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’ın imzaladığı iddia edilen 22.10.2000 tanzim tarihli 40.000 USD bedelli senedin murise ait olmadığı ve murisin temyiz kudretini haiz bulunmadığını ileri sürerek bu senetten dolayı borçlu olunmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Diğer davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, icra mahkemesince verilen takibin iptali kararının teknik anlamda kesin hüküm oluşturmaması nedeniyle icra dosyasında alınan raporun mahkemeyi bağlamayacağı gibi, yeniden imza incelemesi talebinin davacılar vekilince istenmemesi sebebiyle davacıların imza incelemesi yaptırmadan davalarını ispat edemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar, dava konusu senette keşideci olarak görünen murislerinin tanzim tarihi itibariyle temyiz kudretini haiz olmadığı ve dolayısıyla medeni hakları kullanma ehliyetinden yoksun bulunduğu iddiasını da ileri sürmüşlerdir. Bu durumda mahkemece murisin o tarihler itibariyle varsa hastane kayıtları,doktor raporları, vesair diğer işlemler üzerinde araştırma ve inceleme yapılarak medeni hakları kullanma ehliyeti bulunup bulunmadığı hususu saptanıp sonucuna göre dava konusu senedin keşideci mirasçılarının sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceği yönünden bir karar verilmesi icap ederken bu yönler üzerinde durulup araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabul şekli itibariyle de, icra mahkemesindeki imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunun mahkemeyi bağlamayacağı ve imza itirazı ile ilgili iddia yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerektiği hususunda davacılara ihtarat yapılıp sonuçlarının da hatırlatılması gerekirken, bu yönlerin düşünülmemesi isabetsizdir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/10203, K. 2009/12020, 21 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama