KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/12649 E., 2010/8100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
- Tarih
- 17.6.2009
- Nosu
- 315-253
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu 25.000 TL bedelli bononun davalıdan alınan borç paraya karşılık verildiğini, ancak müvekkili tarafından davalıya bu bono bedelinin 9.000 TL’si nakit olarak ve kalanı da 20.000 TL bedelli iki adet çekle ödendiğini, böylece bononun bedelsiz kaldığını belirterek müvekkilinin söz konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yaptığı ödemeleri senetle ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda takibe konu 25.000 TL’lik bonoya ilişkin olarak davacı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemelerin yazılı delille ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davalıya olan borcunu çekle ödediğini iddia etmektedir. Çek, havaleden ibaret kayıtsız ve şartsız bir ödeme aracıdır. Davalı taraf, yemin metninde davacının verdiği çeki aldığını belirttiği göz önünde tutulduğunda bu çeki mevcut bir borcun ödenmesi dışında başka bir alacak sebebi ile aldığını kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece davalıya bu çeki başka bir alacak için aldığını ispatlaması hususunda mehil verilip sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ispat yükü davacıya yüklenip yerinde olmayan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/12649, K. 2010/8100, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama