KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2506 E., 2009/2909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati hacze itirazın kaldırılması talebinin incelenmesi sonunda karardada yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine yönelik olarak verilen kararın süresi içinde itiraz eden vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
İhtiyati haciz isteyen vekili çeke istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, istem uygun görülerek mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, çekle ilgili olarak menfi tespit davası açıldığını, çekin kötüniyetli alacaklı ...’e ciro edildiğini, ihtiyati hacze yapılan itirazın kabul edilmemesi halinde teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece İİk.’nun 265. maddesi kapsamında olmayan itirazın reddine karar verilmiş hüküm, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Somut olayda ihtiyati hacze itiraz eden vekili, öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesinin koşullarının bulunmaması nedeniyle haksız ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, bunun mümkün olmaması durumunda ise İcra ve İflâs Kanunu'nun 266’ıncı maddesi uyarınca teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun m.388,son hükmüne göre, “Hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” İcra ve İflâs Kanunu'nun 266’ıncı maddesinde ise “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir.
Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle mahkemece İİK’nın 266’ıncı maddesine göre ihtiyati haczin teminat karşılığında kaldırılması talebi hakkında da bir karar verilmesi gerekirken, sadece İİK’nın 265’inci maddesine göre ihtiyati haczin kaldırılması talebine ilişkin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/2506, K. 2009/2909, 8 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama