KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2713 E., 2010/556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin öğretmen olduğunu, okullarda pazarlamacılık yapan davalı ... ile bu nedenle tanıştığını, davalının teşviki ile saat pazarlama işine girmeye karar verdiğini, 760 adet “Casio Cronobil” marka saat getirme karşılığında her biri 1000 DM olan 38 adet senet imzaladığını, senetlerin tanzim ve vade tarihlerinin açık olduğunu, senetler müvekkiline teslim edilmediği halde senetlerden 10 tanesinin diğer davalı ... vasıtasıyla icra takibine konu edildiğini,
bu şahsın davalı ...’un dünürü olduğunu ve iyiniyetinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek davalılardan ... tarafından icra takibine konu edilen 10 adet toplam 10.000 DM’lik senetlerin iptaline, halen davalılar elinde olup icraya konulması muhtemel olan 28 adet toplam 28.000 DM’lik senetlerin iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davacının Bostancı’da seyyar olarak saat sattığı, kendisi de bu işle uğraştığı için 1994 yılından bu yana tanıştıklarını, davacı işlerini büyütmek istediği için kendisinden borç para istediğini, verilen borç para karşılığında davaya konu senetlerin davacı tarafından imzalanıp verildiğini belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller neticesinde senet metinlerinde “nakden” kaydı bulunduğundan ispat külfetinin davacıda olduğu, davalı senet lehtarı ... senetlerin veriliş nedenini talil etmediği, her ne kadar tanıklar dinlenmiş ve davacı da borç para almadığı konusunda yemin etmiş ise de uyuşmazlığın niteliğine göre davacının davalıya yemin teklif etme hakkının olduğu, davacı tarafın yemin teklif etme hakkını kullanmadığı gerekçeleri ile sabit görülmeyen davanın reddine, davalı tarafın tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/2713, K. 2010/556, 26 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama