KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2965 E., 2009/9649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı şirketin bankadan kullandığı kredinin teminatı olarak maliki olduğu taşınmazına üst limit ipoteği tesis ettiğini, davalının da taşınmazını şirketin borcunun teminatını teşkil etmek üzere banka lehine ipotek verdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine bankanın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takiplerine başladığını, davalının bir kısım borcu ödeyip bankadan alacağı temlik aldığını, davacı aleyhine olan takibe devam ettiğini, müvekkilinin ipotek tutarından fazla tutarda ödeme yaptığı halde ipoteği fek etmediğini belirterek, davacı taşınmazındaki ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının aleyhindeki icra dosyasına ödemede bulunmadığı gibi, ipoteği fek yetkisinin de müvekkilinde olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, kredi sözleşmeleri, ipotek akit tablosu, icra dosyaları, banka ile davalı arasındaki temlik sözleşmesi ve bilirkişi raporuna göre, davacının ipoteğe konu borcu ödediği, ipoteğin önceki alacaklı banka lehine olmasının ipoteğin kaldırılmasına engel olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının taşınmasına banka lehine tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/2965, K. 2009/9649, 20 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama