KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3633 E., 2010/1051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 14.11.2008
- No
- 941-2501
Karar Metni
293 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı,davalının aleyhinde icra takibi yaptığını, takip dayanağı faturada belirtilen malları almadığını,bu nedenle davalı şirkete borçlu olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespiti ile lehine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Davalı vekili, faturadaki malları davacının ortağı olan ...’un teslim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının, takibe konu fatura içeriği malı davacıya sattığını kanıtlayamadığı, davacının icra takibine süresinde itiraz etmesine rağmen alacaklı vekilinin itirazının süresinde olmadığından bahisle icra müdürlüğüne müracaat ederek takibin devamını sağladığı ve haciz işlemlerini devam ettirdiği, davacıyı bağlayıcı olmayan fatura ile yapılan takipte davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı, faturaya dayalı olarak icra takibine girişmiş olup, takibinde kötüniyetli olduğuna ilişkin kanıt bulunmamasına ve takipten sonraki işlemlerin kötüniyet tazminatına etkili olmamasına göre somut Olay bakımından kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3633, K. 2010/1051, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama