KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3899 E., 2010/1556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin ve davalının kuyumculuk işi yaptığını ve müvekkilinin davalı şirketin irtibat müdürü dava dışı... aracılığı ile davalı şirketten altın alıp bedelini yine bu kişiye ödediğini, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu olmamasına rağmen davalının müvekkili aleyhinde ilamsız takibe geçtiğini, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligatın yapılıp takibin bu suretle kesinleştiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödeme yaptığını ileri sürdüğü kişinin müvekkili şirketi temsile yetkisi olmadığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraf şirketleri arasında altın alışverişine yönelik ticari ilişki olduğu, davalı şirket adına ticari ilişkiyi davalının Alanya Şubesi elamanı dava dışı...’nın yürüttüğü, bu kişinin verilen siparişleri kabul edip yapılan ödemeleri de kabul ettiği, bu kişinin yaptığı işlemlerin B.K.’nun 32. maddesi uyarınca davalı şirketi bağlayacağı, yapılan ödemelerin makbuz karşılığı yapıldığı, ancak dava dışı bu kişinin hizmet nedeni ile emniyeti suistimal suçundan Antalya 8. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanıp mahkum olduğu,
davalının ödeme hususunda teklif ettiği yeminin davacı şirket yetkilileri tarafından usulen yerine getirildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacının tazminata ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3899, K. 2010/1556, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama