KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3944 E., 2009/10976 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat -haksız rekabetin men'i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı şirket vekili davalı ile müvekkili arasında davalının ithal ettiği ve Türkiye temsilcisi bulunduğu dava dışı ... AG. adlı şirketin süt pompalarının Marmara bölgesinin bir kısmında münhasıran kiralanması için sözleşme yapıldığını, müvekkilinin bu kapsamda davalıdan 140 adet pompa aldığını ancak davalının bizzat kiralama işine girişerek, sektör içinde müvekkilini kötüleyen beyanlarda bulunduğunu; bu uygulamalara son vermesi için davalıya birkaç kez ihtarname gönderildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,-TL maddi ve 50.000,-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, haksız rekabetin men’ine ve davalının kiralama faaliyetine son vermesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı şirkete tek satıcılık yetkisi verilmediğini, sözleşmede bir kota bulunmadığını; davacının sürümü arttırıcı girişimde bulunmadığını ve piyasa ihtiyacını karşılamaya yetmeyecek sayıda mal aldığını, müvekkilinin bu nedenle İstanbul’da büro açtığını ileri sürmüş;
ıslah dilekçesiyle taraflar arasında akdedilen sözleşmenin karma nitelikte bulunduğunu, aynı tarihli protokol ile kiralama işine açıklık getirildiğini, davacının kendilerinden sürekli ve düzenli biçimde mal alması gerektiğini ve 31.01.1998 bitim tarihli sözleşme ekindeki fiyat listesinin bir yıl süreyle geçerli olacağının kabul edildiğini, sürenin bitiminde davacının yeni fiyat belirlenmesi için başvurmaması nedeniyle sözleşmenin sona erdiğini, bu tarihten sonraki alım satımlarda davacıya sıradan müşterilere uyguladıkları hükümlerin uygulandığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporlarına göre taraflar arasında akdedilen 21.12.1996 tarihli sözleşmenin süreyle sınırlandırılmadığı ve usulüne uygun biçimde feshedilmediği için halen yürürlükte bulunduğu, sözleşme ile davacıya inhisar hakkının verildiği ancak davalının buna aykırı davranışlarda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 12.000,-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, sözleşmenin yürürlükte bulunması nedeniyle davalı eylemlerinin haksız rekabet sayılamayacağına ve olarak Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı şirket vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olmasına karşın mahkemece bu yönde karar verilmemesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/VII nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3944, K. 2009/10976, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama