KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3951 E., 2010/1524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye HukukMahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketle 10.030 YTL karşılığı ... jeneratör grubu iki adet jeneratörün müvekkili şirkete satılması konusunda sözleşme imzaladıklarını, mal bedeli olarak iki adet çek verildiğini, bir tanesinin müşteri çeki olduğundan belgesi bulunmadığını, diğer çekin 04.01.2008 keşide tarihli 5000 YTL bedelli çek olduğunu, davalının iki adet jeneratör teslimini yapmadığını ileri sürerek sözleşmenin iptali ile borçlu olmadıklarının tespiti ile davanın devamı sırasında ödeme yapılırsa ödenen miktarın istirdadını talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında, davacı vekili 15.01.2008 tarihinde hacze gelindiğinde, davalı alacaklı vekiline haricen 1.000.00.-YTL. ödediğini beyan etmiştir.
Davalı şirkete Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılmış, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, sözleşme hükümlerine göre davacının akitten dönme hakkını kullanmasının doğru olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı ile arasında düzenlenmiş bulunan sözleşmenin iptaline, davacı şirketin bu sözleşmeden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, borçlu olmadığının tespiti yanında ödemek zorunda kalacağı paranın istirdadını da İİK.nun 72. maddesine göre talep etmiştir. Yapılan yargılama sonucunda taraflar arasında akdin geçerliliğini kaybettiği belirlenmiş ve davacının borçlu olmadığının tespitine karar veRilmiş ise de, davacının diğer talebi olan istirdat istemi hakkında bir hüküm oluşturulmamıştır. Bu durum HUMK.nun 74.maddesine aykırılık teşkil ettiği için hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3951, K. 2010/1524, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama