KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2009/3953 E., 2010/5156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hakaret, Kasten Yaralama
- Hüküm
- Beraat, Ceza Verilmesine Yer Olmadığına, Mahkumiyet
- Temyiz edenler
- Katılan Sanıklar Murat ve Yunus Müdafii
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma
BOZMA ( Mahkumiyet)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; I-Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan beraat hükmünün, katılan sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Katılan sanık ... hakkında kasten yaralama suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına, katılan sanıklar ... ve ... hakkında kasten yaralama suçundan mahkumiyetlerine dair hükümlerin, katılan sanıklar Murat ve Yunus müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelenmesinde; Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Katılan sanıklar Murat ve Yunus’ un, Murat’ ın kullandığı araç ile seyrettikleri sırada katılan sanık ...’ in tehlikeli şekilde araç kullanarak kendilerini sıkıştırdığını, kırmızı ışıkta durdukları sırada kendisini uyarmak istediklerinde çıkan tartışmada, kavgaya tutuştuklarını, sanık ...’ un kavga sırasında çekiç kullanmadığını savunmaları, mahkemece de olayın trafikte seyir sırasında oluşan uyuşmazlıktan kaynaklandığının kabul edilmesi, katılan ve katılan sanıklara ait doktor raporları içeriği karşısında;
katılan sanık ...’ un olayda çekiç kullanılıp kullanılmadığı ve olayın infiale neden olup olmadığı hususunda olaya müdahale ettikleri anlaşılan olay yakalama ve teslim tutanağını düzenleyen polis memurları tanık olarak dinlenip, olayın katılan sanıklar Murat ve Yunus’ un iddia ettikleri gibi diğer katılan sanık ...’ in tehlikeli şekilde araç kullanmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı tartışılıp değerlendirilerek,olayın iddia edildiği gibi başladığının anlaşılması halinde, katılan sanık ...’ in de atılı kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine,
katılan sanıklar Murat ve Yunus hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği, olaya hangi tarafın yol açtığının anlaşılamaması halinde ise, katılan sanıklar Murat ve Yunus ile birlikte katılan sanık ...’ in de atılı kasten yaralama suçlarından mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu, sadece katılan sanık ...’ in eşi olan tanık Nevin ile katılan ...’ ın arkadaşları olan kendilerine yardım etmesi için olay yerine çağırdığı ve olaydan sonra gelen diğer tanıkların ifadeleriyle yetinilerek,
olayı katılan sanık ...’ ın başlattığı, katılan sanık ...’ un eylemini silahtan sayılan çekiçle gerçekleştirdiği ve eylemlerinin toplumda infiale yol açtığı gerekçesiyle yazılı şekilde, katılan sanık ... hakkında yasal savunma nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına, katılan sanıklar Murat ve Yunus’ un alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına dair hüküm kurulması,
2- Katılan sanıklara tayin edilen hapis cezasına bağlı olarak 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar devamına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
3- Birlikte suç işleyen katılan sanıklara yargılama giderlerinin ayrı ayrı yükletilmesi gerekirken, müteselsilen sorumlu tutulmalarına karar verilmesi,
4- Sanık ...’ ın adli sicil kaydındaki kasıtlı suça ilişkin mahkumiyetinin silinme şartları gerçekleştiğinden engel teşkil etmediği anlaşılmakla, sanıklar hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2009/3953, K. 2010/5156, 23 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama