KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3957 E., 2010/1151 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 20.11.2008
- No
- 498-645
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki bona iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, Antalya’da bulunan bir şirketin ortağı olan müvekkili ile davalı arasındaki ihtilafın 20.02.2005 tarihli şahitler huzurunda yapılan protokol ile çözümlendiğini, bu protokolde davalıya tarihi belirsiz, bedelsiz bono vererek, müvekkilinin babasına korku maksatlı olarak gösterilip davacıya iade edileceğinin öngörüldüğünü, davalının bu bononun boş olan yerlerini anlaşmaya aykırı doldurarak takibe koyduğunu ileri sürerek, dava konusu senedin iptalini, borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava konusu bonoyu, davacının babasının da ortağı olduğu dava dışı Tertemiz Çamaşır İşletmesi Ltd.Şti kurulurken, müvekkilinin verdiği borçlara karşılık düzenlendiğini, davacının bu paraları merkezi Antalya’da bulunan şirket hesabına aktardığını, müvekkilinin davacıya para verebilmek için bankadan kredi çektiğini, davacının sunduğu protokolün gerçeklerle ilgisi olmadığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dosya kapsamına göre, dava konusu senedin tanzim tarihinin 15.01.2004 olduğu, sözleşmenin ise 20.02.2005 tarihinde düzenlendiği dikkate alındığında, senedin bu sözleşmede belirtilen senet olmadığı gibi, ihdas nedenini değiştiren davacı tarafın senedin tarihi boş olarak ve teminat amaçlı düzenlendiği yönündeki iddiasını geçerli yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle, senedin taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi nedeniyle düzenlendiği ve bedelsiz olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3957, K. 2010/1151, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama