KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/4910 E., 2010/2283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh HukukMahkemesi
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı bankanın muhatabı bulunduğu, değişik keşidecilerin keşide ettiği ve ciro yolu ile davacıya geçen ve takasa ibraz edilen muhtelif tarihli çekler nedeni ile 3167 Sayılı Yasanın 10.maddesi uyarınca muhatap bankanın ödemekle yükümlü bulunduğu miktarın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline gönderdiği ödeme emrinde müvekkilinden sorumluluk tutarını istediğini, ancak çeklerin fotokopisini bile göndermediğini, 3167 Sayılı Kanunun 6.maddesi gereği kısmi ödeme yapılamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının 8 adet çek yaprağı için davalıdan talep edebileceği tutar 2.820.00.-TL. olup, bu tutara takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, gerekçe bölümünde belirtmiş, hüküm kısmında ise davanın kabulüne, itirazın iptaline talepname koşulları ile takibin devamına % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
3167 Sayılı Yasanın değişik 6/3.maddesinde “Takas Odaları aracılığı ile ibraz edilmiş çekler için 10.maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz” hükmü bulunmaktadır.
Mahkemece bu yön karar yerinde tartışılmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, kabule göre de davacının talep edebileceği miktarın 2.820.00.-TL. olduğu gerekçe bölümünde belirtilmesine rağmen, hüküm kısmında davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin talepname koşulları ile devamına şeklinde hüküm kurulması da isabetli görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/4910, K. 2010/2283, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama