KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/5998 E., 2010/1951 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 12.7.2007
- Nosu
- 16-306
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ...A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava konusu çeklerin, davalı ....ne hatır çeki olarak verildiğini, herhangi bir mal ya da hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığını, ödünç para karşılığında da mal verilmediğini, davalı factoring şirketinin, kambiyo evrakına bağlı olsa dahi, dava konusu çekleri ödünç para karşılığında alırken, temlik aldığı alacağın var olup olmadığını belgelerle tevsik etmesi,
ayrıca sunulan belgelerinde geçerli ya da geçersiz olup olmadığını da araştırma gerektiği halde böyle bir araştırma yapmaksızın temlik aldığını, davalılar arasındaki ilişki bir temlik ilişkisi olduğundan, borçlu davacının, temlik edene karşı haiz olduğu tüm def’ileri temlik alan factoring şirketine karşı da ileri sürülebileceğini iddia ederek müvekkili tarafından keşide edilen dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile çekin iptaline ve davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...
Finans Factoring Hizmetleri A.Ş. vekili cevabında, çekin ödeme aracı olduğunu, hatır senedinin tedavüle çıkarılması halinde, bedelsizlik şahsi bir def’i olduğundan çeki ciro yoluyla elinde bulundurana ancak bilerek borçlunun zararına hareket etmesi halinde ileri sürülebileceğini, TTK.nun 599 ve 601. maddeleri uyarınca, keşideci davacının, lehdar şirketle kendisi arasındaki bir ilişkiye dayanan def’ileri iyiniyetli hamil durumundaki müvekkili şirkete karşı ileri sürümeyeceğini, müvekkili şirketin alacağın gerçek bir alacak olup olmadığı,
fatura veya alacağın bir mal veya hizmet satışından doğmuş bulunup bulunmadığı hususlarını araştırdığını ve davalı .... tarafından davacıya kesilmiş muhtelif mal satımına dayanan faturaların dava konusu çeklere ilişkin olduğunun tevsik edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece davacı tarafın davaya konu çeklerin hatır çeki olduğunu, yazılı belge ile ispatlayamadığı, davacı yemin teklif hakkını kullandığından davalı ....ne ve davalı ...’ya yemin davetiyesi çıkarıldığı ve davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen adı geçen davalıların belirlenen tarih ve saatte duruşmaya katılmayarak yeminden kaçınarak yemin konusu olan maddi vakıayı kabul etmiş sayıldıkları, davacının bu davalılara karşı açtığı menfi tespit davası yönünden iddiasını ispatladığı, davalı factoring şirketinin ise kendisine devir ve temlik edilen çeklerin mal ve hizmet satışından
doğduğunu ispatlayamadığı, davalı factoring şirketinin takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle takibe konu çeklerden dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan Eko Finans Factoring Hizmetleri A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/5998, K. 2010/1951, 25 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama