KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7636 E., 2010/5080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalılar aleyhine 3 adet senet nedeniyle icra takibi yaptıklarını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu davalıların borçlarını ödemediklerini bu nedenle itirazın iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında, takibe konu senetlerin zamanaşımına uğradıklarını, davacının asıl alacak ilişkisini kanıtlaması gerektiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece davacı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibine konu bonoların zamanaşımına uğramaları nedeniyle icra takibinden feragat edilerek adi takip başlatıldığını, yazılı delil başlangıcı niteliğindeki zamanaşımına uğramış kambiyo senetlerini destekleyen delilin bulunmadığını ve takip devam ederken takipten feragat edilerek adi takibe başlanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu ilamsız icra takibine konu edilen bonoların zamanaşımına uğradığı tartışmasızdır. Davacı bonolarda lehtar durumunda olup temel ilişkiye dayanarak alacak talebinde bulunmuştur. Bu durumda mahkemece zamanaşımına uğramış olan bonoların temel ilişkiye dayanan davacı açısından yazılı delil başlangıcı olduğu ve davacının alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabileceği gözetilmeden ve davacıya alacağını kanıtlamaya elverişli delillerini sunma olanağı tanınmadan somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/7636, K. 2010/5080, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama