KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7812 E., 2010/6344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın müşterisi olduğunu, internet bankacılığı için gerekli güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle müvekkilinin hesabında bulunan 14.740.-TL.nin üçüncü kişilerin hesabına aktarıldığını, müvekkilinin zararının karşılanmaması nedeniyle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, meydana gelen olayda objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalı bankanın zarara neden olduğunu belirterek itirazın iptalini ve % 40 tazminatı talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı alanındaki uluslararası güvenlik önlemlerini yerine getirdiğini, davacının güvenlik önlemi olarak internet şifresini koruması gerektiğini, ancak davacının farklı farklı bilgisayarlardan internet bankacılığına bağlanarak internet şifresinin güvenliğini tehlikeye atarak zararın meydana gelmesine neden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda internet bankacılığı alanında en güvenli yöntemin tek kullanımlık şifre olduğunu, davalı bankanın bu uygulamayı zorunlu hale getirmediğini, hesaptaki paranın güvenliğinden bankanın sorumlu olduğunu, hesap sahibinin tüm teknolojik gelişmeleri bilmesinin beklenemeyeceğini, bu konuda uzman kural koyucu, yönlendirici ve üstün tarafın banka olması nedeniyle internet kullanımı için tek kullanımlık şifre mecburiyetinin getirilmesinin zorunlu olup, müşterinin ihtiyacına bırakılamayacağını, bankaların objektif özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden kaynaklanan hafif kusurlarından dahi sorumlu olduklarını,
olayda davacıya yüklenecek bir kusurun olduğu kanıtlanamadığından müterafik kusurdan da bahsedilemeyeceğini belirterek asıl alacak yönünden davanın kabulüne, davalının sorumluluğunun sözleşmeden kaynaklanması ve takip tarihinden önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faize ilişkin talebin reddine, alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın % 40’ı oranında tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/7812, K. 2010/6344, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama