KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/7836 E., 2010/1829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 13/03/2008
- Nosu
- 386/110
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi davalı vekilince de cevap dilekçesinde temyiz edilmeksizin duruşma istenilmiş olması üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava 25.06.2006 gün ve 123.245,-TL tutarlı vade farkı faturası ile buna işleyen faizin tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını; müvekkili tarafından imzalanan sözleşmenin davacı yanca imzalanmaması nedeniyle sözleşmenin kurulmadığını ve akaryakıt sevkıyatının 18.01.2005 tarihinde durdurulduğunu, müvekkilinin icabını geri almasının bildirmesinden sonra davacının sözleşmeyi imzaladığını ancak bunun sözleşmeye hayatiyet kazandırmayacağını, olmayan sözleşmeye dayalı olarak düzenlenen protokolün de bağlayıcılık taşımadığını, bayilik sözleşmesi bulunmadığından satışların normal satış niteliğinde olduğunu ve vade farkı istenemeyeceğini, aksi düşünülse bile protokoldeki iki yıllık sürenin dolmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında 02.09.2005 tarihinde protokol yapıldığı ve protokole göre 2 yıllık sürenin bulunduğu, bu tarih göz önüne alındığında alacağın muaccel olmadığı, öngörülen miktarın ara dönemde alımı için bir şart koşulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/7836, K. 2010/1829, 24 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama