KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/923 E., 2009/10495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılı Eylül ayında davalıdan 5000 YTL borç para alıp karşılığında 10.500 YTL bedelli senet verdiğini ve senet bedelinin vade tarihinde elden ödendiğini, ancak davalının senedin yanında olmadığını söyleyerek müvekkiline senedi iade etmediğini ve takibe koyduğunu, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının senede karşı olan iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında senet tanzim edildiği, davacının senet bedelini elden ödediğini iddia etmesine rağmen bu iddiasını HUMK.’nun 290. maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... 25.01.2007 tarihinde Jandarmada ve 21.05.2008 tarihinde Alaca Asliye Ceza Mahkemesinde verdiği ifadesinde davamızın konusu 10.500.00 YTL bedelli senede ilişkin olarak davacı ...’ten 2000 YTL tahsil ettiğini, bakiye kısmın ise henüz ödenmediğini ifade etmiştir. Bu durumda mahkemece davalı asilin bu beyanı üzerinde durulup tartışılmadan yazılı şekilde davanın tamamen reddinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/923, K. 2009/10495, 12 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama