KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2010/1008 E., 2010/10198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Sulh HukukMahkemesi
- Tarih
- 26.03.2009
- Nosu
- 188/287
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara sipariş ettiği mal karşılığında verdiği çekin, malların teslim edilmemesine rağmen takibe konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalıların tazminata mahkum edilmelerini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, müvekkillerinden ...’ın çekle bir ilgisi olmadığını, bu nedenle adı geçene husumet yöneltilemeyeceğini, davacının iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacıya malın teslim edilmediği davalı ...’ın davaya konu çekte isminin olmadığı, davalının takipte kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çek, bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla düzenlendiğinin kabulü gerekir. Somut olayda, davacı, bu karinenin aksine olarak dava konusu çekin, satın alınan mal bedeline karşılık avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Bu durumda mahkemece çekin avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediği yolundaki iddianın davacı tarafça yazılı delille kanıtlanması gerektiği gözden kaçırılarak ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Aslı gibidir. · Karşılaştırıldı. ...
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2010/1008, K. 2010/10198, 23 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama